İmamoğlu’ndan Erdoğan’a yanıt: Milletini bölen akıl…

Tuzla’da yıllardır şikayet konusu olan koku sorununu da çözecek Şile  Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi’nin temel atma töreni Tuzla’da İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından gerçekleştirildi.

Törende konuşan Ekrem İmamoğlu gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  deprem bölgesinde yapılan yardımlara ilişkin “Ana muhalefetin 11 büyükşehir belediyesi var. Nerede bu belediyeler? Bu belediyeler acaba buraya uğradı mı?” açıklamasına yanıt verdi.

“EVLADINI AYIRAN ANNE-BABA DURUŞU”

Yaşanan deprem afetinin ardından ülkede artık seçime odaklı hareket edilmemesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu şunları söyledi:

* İnanın bazen aklım almıyor.  Hala o acılar tazeyken bile siyaseti deprem bölgesine alet etmenin acı anlarını yaşıyoruz. Daha yeni; bizim belediyelerimizi, Cumhuriyet Halk Partili, Millet İttifakı’na ait belediyeleri deprem bölgesinde hiç görmemişler. Ya bir insanın gönül gözü bu kadar kapalı ve bu kadar iftirayla dili olan bir tarzı memleketimize hiç kimse yaşatmaz. Bakın binlerce insanımız, binlerce çalışanımız yaklaşık 5  bini aşan çalışanımız bugüne kadar sadece Hatay’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına görev aldı. Yüzlerce iş makinamız, 1000’i aşan iş makinamız orada görev yaptı, yapmaya devam ediyor.

* Hala bin 200’ün üzerinde personelimiz orada. Sağlıktan, psikolojik desteğe, Hatay’a destek oluyoruz. Bu bir lütuf değil, olmak zorundayız. Yahu şaşıyorum, bunu söyleyen ülkemizin cumhurbaşkanı. Seçimle gelmiş ülkemizin cumhurbaşkanı…Kendi partisine aitse görüyor, kendi partisine ait değilse görmüyor.

* Akıl alacak gibi değil. Şaşkınım. Milletini bölen akıldır bu. Evladını ayıran anne-baba duruşudur bu.  Bakın bu kadar kötü bir duruş. Her şeyi seçime, siyasete alet etme aklıdır bu. İşte onun için biz bu akıl, bu ülkenin üstünden bir an önce gitsin ve biz memleketimizi aydınlığa çıkartalım istiyoruz. İktidar istiyoruz. Ama bir avuç insanın iktidarını değil milletin iktidarını istiyoruz.

“BUNLAR ÇILGIN PROJELER DEĞİL”

İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

* Çevreye ve altyapıya yoğun yatırımlar yapıyoruz. Bunların hiçbirisi gösterişli projeler olmayabilir. Çılgın projeler değil, rant projeleri de  değil ama sağlıklı bir yaşamı İstanbul’da var edebilmek adına kesinlikle önemli projeler. Projelere şöyle bakmıyoruz; ‘ Bu seçim kazandırır projeler mi? Seçim kazandırmaz projeler mi’ diye bakmıyoruz. Biz olaya ‘bu yapılacak işler şehrimiz için ne kadar önemli? İnsan sağlığı, insan canını öne koyan meseleler açısından ne kadar öncelikli diye bakıp karar veririz.

“BARİ ONLARA LAYIK OL”

* 15-30 yaş arası 20 milyon üstünde genci var bu ülkenin. Sırtını yasla onlara, ferah olsun için bak ferah olsun. Enerjisi yüksek, zeki, ahlaklı, ‘hakkım değilse istemiyorum’ diyor mesela. ‘Bana hakkımı ver, bana adalet ver’ diyor.  Allah aşkına ya bari onlara layık ol. Sadece onlara layık ol.

“BİR KİŞİ TALİMAT VERİRSE KOŞA KOŞA GİDERLER”

* 3.5 sene önce bütün kurumlarımıza gidip deprem için seferberlik başlatalım dediğimizde bizim bu sesimize kulak vermediler. Niye biliyor musunuz? Siyasi korkularından oturup bizimle iş birliğini konuşamadılar. Bugün işte Tuzla’nın koku sorununda bile iş birliği yapma gayretimize sağlıklı geri dönüş yapamayan devletimizin bazı bürokratları gibi yapamazlar, gelemezler. Çünkü bir kişi talimat verirse koşa koşa gelirler. Bir kişi talimat vermez ise yerlerinden kıpırdayamazlar.

* Ben böyle bir zaptı,  insanları cendereye alma biçimini hiç yaşamadım. Bakın hanemde yaşamadım, evimde yaşamadım, okulumda, arkadaşlarında. Ya çünkü bizim milletimiz hür yaşadı, hür yaşayacak. Bize Atatürk’ümüz böyle bir miras bırakmadı mı? Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir demedi mi?

* Egemenlik,  her şey bir kişiye ait. Ya hangi çılgın benim 21  milyona yakın gencimi zapt edebilir şaşarım. Mümkün değil.

“İMAMOĞLU TENSİPLERİYLE TEMEL ATMIYORLAR”

* Bugün temelini atacağımız tesisi arkadaşlarım ‘kasım-aralık ayında bitireceğiz’ dediler. Ben arkadaşlarımdan aldığım o sözü kendi sözüm gibi size veriyorum. Çünkü ben liyakatli insanlarla çalışıyorum. Hiçbirisi benim babamın oğlu değil. Babamın kızı da değil. Ama milletin oğlu ve kızı.

* Hiç kimseyle de geçmişe dair bir ilişkim ya da ona dönük bir rol ile yolculuğa çıkmış da değilim. Birazdan iki yöneticim ekranda görünecekler. Birisi Boğaziçi Üniversitesi’nde çok önemli bir profesör hocamız,  daire başkanımız. Bir diğeri de yine bir şirketimizin genel müdürü. O da özel sektörde çok önemli işler yapmış bir kardeşimiz. İşte o yöneticiler o görevlerini yaparken; Ekrem İmamoğlu ‘lütfetti’ veya Ekrem İmamoğlu ‘tensipleriyle’ temel atmıyorlar. Kendi akıllarıyla fikirleriyle, öncelikleriyle, ekip arkadaşlarıyla, çalışmalarıyla yaptıkları projenin temelini atıyorlar.

“BİR TEMEL GÖSTERİYORLAR SANIRSINIZ UZAY MEKİĞİNE BAKIYORLAR”

* Bu projeler de birilerinin dediği gibi CHP projesi de değil, AK Parti projesi de değil, milletin projesi. Abur cubur, ‘aman temel atalım, millete temel gösterelim’  falan filan demiyorlar.

* (Cumhurbaşkanı’nın katıldığı Hatay’daki Defne Devlet Hastanesi’nin temelsiz temel atma töreni) Bir tane temel gösterdiler orada. Şehircilik bakanı orada,  Cumhurbaşkanı orada. Bir muhalefet partisinin genel başkanı orada. Başka bakanlar var. Bir temel gösteriyorlar. Sanırsınız uzay mekiğine bakıyorlar.

* Ben meslek yaşamımda çok temel attım. Allah sizi inandırsın ben en son öyle bir temeli 1990 yılında babamla, Güngören’de atmıştım, ikimiz öyle bakmıştık temele. Üzülüyorum. Bakın o bölgede insanlarımız hayatlarını kaybetti. Bizden yepyeni şehirler bekliyor. Neyse 40 küsür gün kaldı. Daha fazla zarar vermeden o bölgeye gideceğiz. Milletimin aklıyla devralacağız ve milletimize çok güzel şeyler yaşatacağız.

KANAL İSTANBUL’UN ADINI AĞIZLARINA ALABİLİYORLAR MI?

* 14 Mayıs’tan sonra Türkiye’ye çevre duyarlı insana saygılı ülke insanının uzun vadeli çıkarlarını düşen işleri hediye edeceğiz. Çevresel etkilerini dikkate almadan, riskli  yatırımlara asla izin vermeyeceğiz. Örnek Kanal İstanbul gibi. Kanal İstanbul’un adını ağızına alabiliyor mu arkadaşlar? Niye biliyor musunuz? Az önce dedim ya seçim kaybettirecek işler onlar. Çıkar, rant vesaire çevreye etkisi… Ağızlarına alamazlar. Gık diyemezler.

* Hadi bakayım bir basın mensubu sorsun bakalım Kanal İstanbul’la ilgili ne düşünüyorsunuz diye.  Soramaz, yapamazlar, anlatamazlar. Neyse onu da yaptırmayacağız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir